E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
Adli Tıptan Karikatüristliğe!

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Halis Dokgöz ile Adli Tıp & Adli Bilimler alanındaki bilimsel çalışmaları ve karikatürleri üzerine konuştuk.

Halis Dokgöz kimdir, biraz kendinizden bahseder misiniz?

1989 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldum. 1999'da İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde Adli Tıp ihtisasını tamamladıktan sonra 2000-2005 yıllarında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nda adli tıp uzmanı olarak çalıştım. 2005 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda “Yrd. Doç. Dr.”, 2008 yılında “Doç. Dr.” ve 2014 yılında “Prof.Dr.” oldum. Halen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak çalışıyorum.

Adli Tıp ve Adli Bilimler alanının hakemli uluslararası dergisi Adli Tıp Bülteni’nin 2013 yılından beri editörlüğünü yürütüyorum. Adli Tıp & Adli Bilimler ve Olgularla Adli Tıp & Adli Bilimler gibi bilimsel kitapların editörlüğünü yaptım. Güneşin Girmediği Yere, Çizgisel, Metafor ve Karikatürlerle Çocuk Hakları Sözleşmesi adlı karikatür kitaplarım yayınlandı. Ulusal ve uluslararası pek çok makale, araştırma ve kitap bölümlerim yayınlanmakla birlikte özellikle çocuk hakları, kadın hakları, şiddet, adli psikiyatri ve tıbbi malpraktis konularında çalışmalarımı yoğunlaştırdım.

adli rıp-2

Adli Tıp ve adli Bilimler üzerine popüler dille 221B Polisiye Kültürü Dergisi ve Episode Dizi Kültürü dergisine yazıyorum. Toplumsal sorumluluğumun bir parçası olarak da Hürriyet, Dünya, Ekonomi gazetelerinin ardından yaklaşık 2 yıldır BirGün karikatür çiziyorum.

Neden Karikatür. Hekimliğin yanı sıra çizerlik serüveniniz ne zaman başladı? Bu yeteneğinizi nasıl fark ettiniz ve ilk hangi basın organından çizimleriniz yayınlandı?

Tesadüfen başlayıp yaşama biçimine dönüşen bir yolculuk karikatür benim için. Tıp fakültesi öğrencisiyken fakültenin 14 Mart Tıp Bayramı’nda yayınlanan Kılçık dergisine çizerek başlayan yolculuk, akademik kariyerle profesörlük dâhil aynı heyecan ve tutkuyla devam ediyor. Karikatür benim için bir yaşama biçimi ve kendimi ifade etme aracı diyebilirim.

thumbnail_2 Ekim 2022

Çizimlerle toplumun kanayan yaralarına değiniyor ve bunu da çok güzel başarıyorsunuz. Bir şeyi de itiraf edeceğim, karikatür sanatına sizin çizimlerinizle ilgim arttı. Karikatür dergileri güncel siyaseti yakından takip eden bazı kişi ve kurumlara gereken eleştiriyi yapmaktan çekinmezler. Siyasal eleştiri yöntemi olarak karikatürün etkili bir muhalefet aracı olduğunu söyleyebilir misiniz?

thumbnail_kurbaga 4

Karikatürde direkt toplumsal bir mesaj vermeden daha çok sorgulama, soru sorma veya dikkat çekmeyi sağlayacak bir bakış getirme en büyük derdim. Yani insanlar sorgulasın, soru sorsun en azından kafalarda bir ünlem işareti oluşsun istiyorum. İnsanların kendilerine sunulanı olduğu gibi benimsemesi yerine arka planı ve madalyonun arka yüzünü merak etmesi… Karikatürü sadece siyasal eleştiri ve muhalefet etme aracı olarak görmek eksik olur. Karikatür bireyden topluma felsefik bir bakış getirir. Aslında kendimizi sorgulama ve hep arka planı merak etme ve bazen de deşifre etme sanatı olarak tanımlayabiliriz. Bunu ne kadar başarıyoruz tabi ki buna tarih karar verecek.

thumbnail_5 Mart 2023 metafor

Çizimlerle toplum meselelerine değiniyorsunuz. Bu noktada karikatürün bir ayna olduğunu düşünebilir misiniz?

Karikatür bazen var olanı gösterir aynen sorduğunuz gibi bir ayna! Bazen de görünmeyeni görünür kılar. Karikatür aslında yaşamın tam da kendisidir. İçinde espiri, desen, çizgi, sözcük, renk ve birçok boyutu barındırır. Karikatür bazen yaşamın öznesi bazen de nesnesi olur…

Başarılı bir hekim olarak karikatür çizmek hayatınıza kattığı avantaj ve dezavantajları nedir?

Başarılı tanımlamanız için çok teşekkür ediyorum. Meşhur bir söz vardır, ‘tıbbiyeden arada bir doktor çıkar’ diye. Gerçekten tıbbın edebiyata, sanata yatkın bir alan olduğu su götürmez bir gerçeklik. Eğer sizde sanata yönelik bir yetenek varsa tıp alanı bunu destekliyor ve belki de ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor. Mizah da özellikle de kara mizah çelişkilerden beslenir. Tıp ortamı da çelişkilerin en fazla yaşandığı ve tespitinin yapıldığı bir alan… Karşılıklı bir etkileşim ve gelişim söz konusu. Tıbbın bilimsel, sosyal, analitik ve hızlı karar verme süreçleri karikatürüme çok katkı sağlıyor. Adli tıp uzmanı olmamla birlikte katkısının daha da arttığını söyleyebilirim. Tıbbın yaşamımdaki tek dezavantajı karikatüre yeterince zaman ayıramam olabilir.

thumbnail_9 Nisan 2023 metafor

Bize tavsiye edeceğiniz yerli ve yabancı çizerler var mıdır?

Türkiye’den ve dünyadan çok karikatürcü var. İsimlerini sayarsam unutup sayamadıklarıma haksızlık olur diye düşünüyorum. Karikatür bir tutkudur keşfeden bırakamaz zaten, virüs gibidir karikatür.

Karikatüristlik dışında daha çok merak ettiğim diğer bir konu da aslında neden Adli Tıp?

Adli tıp bilinçli olarak seçtiğim bir alan değildi. Tıpta uzmanlık sınavında İstanbul Üniversitesi İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde adli tıp ihtisasını kazandıktan sonra adli tıp alanının tam da benim için bir alan olduğunu keşfetmem çok uzun zaman almadı. Toplumsal sosyal multidisipliner bir alan olması ve haklar çok ilgimi çekti. Ve severek çalıştığım bir alan adli tıp. Hep soruluyor, adli tıp bir tıp alanı mı yoksa hukuk alanı mı diye! Adli tıp, 6 yıllık tıp fakültesi eğitimi ardından 4 yıllık bir tıpta uzmanlık alanıdır. Ve genç hekim meslektaşlarıma şiddetle önerebileceğim bir uzmanlık alanı…

Çünkü tıp doktoru denildiği zaman iyileştiren, hayat kurtaran kutsal kişiler diye biliriz. Ancak Adli Tıp dalı oldukça sıra dışı ve ürkütücü bir alan.

Adli tıp ilk başta ürkütücü gelebilir. Özellikle merkezine otopsi oturtulmuşsa.Oysa adli tıp çok geniş bir alan… Canlı veya ölü insan ruhunun ve bedeninin gizemi üzerine çalışıyorsunuz. Travmaya uğrayan insanların haklarını teslim ediyorsunuz. Sadece bir hastalık ve tedavisi üzerine odaklanma tıbba tek merkezli bir bakış getirir.

İşe ilk başladığınızda bir cesetle vakit geçirmek nasıl bir duygu yarattı? Birçok insanın görmeye bile dayanamadığı bir işi yapıyorsunuz bu zor olmuyor mu?

İlk başta ürkütücü gelse de ölen kişinin son haklarını ve hakikati bilimsel bir gerçeklikle açıklıyorsunuz. Ve intihar, cinayet, kaza, ölüm nedeni, ölüme etki eden faktörler, ölüm zamanını araştırıyorsunuz. Ardından hukuksal süreçte müdahil oluyorsunuz. Ve bilimsel gerçeklikle benzer olayların olmaması için koruyucu toplumsal bir rol üstlenmiş oluyorsunuz.

Sizi en çok zorlayan ve etkileyen bir otopsiniz oldu mu? Duyguların ile mesleğinizi bir arada götürebiliyor musunuz? En uzun yaptığınız otopsi kaç saat sürdü?

Olgular tabi ki etkiliyor. Özellikle şu olay veya bu olay diye bir şey söyleyemem. Kamuoyuna mal olan olaylar bizi de etkiliyor, çünkü olguyu bilinçaltına atma veya unutma şansınız ortadan kalkıyor. Otopsiler olgunun niteliğine göre uzayabiliyor. Burada çok da ayrıntıya girmeyeyim. Ancak şunu net söyleyebilirim otopsi, ölen bireyin bu hayatta haklarının korunması için son tıbbi ve hukuksal bir işlemdir.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!