E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
Basın Ulusun ortak sesidir!

Gazetecilik mesleği; Kulağa ne de hoş geliyor öyle değil mi uzaktan bakınca…

O konuya ayrıca değineceğim; sözlerime ‘’Mustafa Kemal Atatürk’ün’’ şu sözleri ile başlamak istiyorum.

''Basın Ulusun ortak sesidir. Bir güç bir okul, Bir yol göstericidir.''

gülo (1)

Bilindiği üzere son yıllarda iletişim fakültelerinin sayısındaki artış beraberinde mezunların istihdam sorunlarıyla karşılaşmasına neden olmuştur. Bu durum gazetecilik eğitimi alan öğrencilerin gazetecilik eğitimine ve mesleğine bakış açısını da değiştirmiştir.

Günümüzde ve gelecekte gazetecilik eğitiminin amacı kişilerin analiz yeteneğini arttırmak, kendilerini ifade edebilme seviyelerini yükseltmek özgür ve adil bir şekilde medyada çalışabilme kapasitesini geliştirmektir.

Türkiye de toplamda 71 adet iletişim fakültesi bulunmaktadır. Bu fakültelerde; Radyo-TV, sineme ve halkla ilişkiler dışında gazetecilik bölümü de bulunmaktadır ve eğitim süresi 4 yıldır.

Bu 4 yılın ilk 2 yılı teorik, son iki yılı ise uygulamalı eğitim olarak yapılmaktadır.

Bu bölümden mezun olduktan sonra ise birçok basın kolunda görev alabilmektedirler.

Köşe yazarlığı, televizyon kanallarında haber spikerliği ve sayfa editörlüğü gibi.

Yukarıda da bahsettiğim gibi aslında ben birazda çalışan gazetecilerin sorunlarından bahsetmek istiyorum sizlere;

Çalışan gazetecilerin en büyük sorunları arasında ücret sorunu, tekelleşme sorunu, istihdam sorunu ve de en önemlisi olan ekonomik ve siyasal baskı gelmektedir.

Türkiye'de olduğu gibi dünyada da gazetecilik mesleği karmaşık bir hal almaya başladı.

Gazetecilik mesleği çalışanların en çok yıprandığı meslek grubu içerisinde bulunmakta olup yapılan araştırmalar sonucu kalp krizlerinin çok ciddi oranda bulunduğu ifade edilmektedir.

Sahada olayı takip eden gazetecilerin darp edilmesi, fotoğraf makinası ve kameralarının kırılması ve çıkan arbede de hayatını kaybetme riski çok yüksek olan bir meslektir gazetecilik mesleği. Hatta şöyle bir örnek vereyim televizyon kanalında haberleri izlerken şöyle bir habere denk geldim. 16 yaşında düğünü yapılan çocuğun görüntülerini aldığı için kadın gazeteci meslektaşımız darp edildi. Bunlar gerçekten çok acı ve utanç verici hadiseler...

Sadece buda değil son zamanlarda birçok örnekle karşılaştık aslında. Hepsini tek tek yazmaya gerek yok sanırım ki zaten hepimiz sosyal medyayı en aktif şekilde kullandığımızdan çevremizde ve dünyada olan biten tüm gelişmelerden en hızlı şekilde haberdar olabiliyoruz. İşte buda basının gücü değil mi?

Ne kadar çok basının önüne set çekilmeye çalışılsa da basın özgür ve hür olmalıdır.

Çünkü "İnsan düşünmek için yaratılmıştır, ancak, yayın kabiliyeti olmayan düşünce, verimsiz bir halde kalmaya mahkumdur,basın özgürlüğü olmadıkça bu sağlanamaz.".

  Bu vesileyle, bıkmadan, usanmadan, zor koşullarda, büyük bir özveriyle görevlerini yerine getiren tüm basın mensuplarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.”

Yazıma son vermeden önce; Araştırmacı ve gazeteciliğin duayen isimlerinden Uğur Mumcu, Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe,Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink  ve de adını sayamadığım daha niceleri; Kalemini, klavyesinin tuşlarını ve düşüncesinin gücünü; hak, hukuk, adalet, vicdan ve yaşamdan yana kullanan tüm basın emekçilerini selamlıyorum.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!