E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
Sevmek ya da sevmemek

Bu haftaki yazım “İlaç sevmiyorum” taraftarları için geliyor efendim.

Biliyor musunuz? Ben de ilaç sevmiyorum. Her normal insan gibi hastalanmayı da sevmiyorum. İlaç kullanmak; sevmek ya da sevmemekle ilgili bir durum değildir.

Tıpkı tuvalete gitmek, uzayan tırnaklarımızı kesmek gibi gerektiğinde yapılması gereken bir eylemdir. Tüm canlı varlıklar yaşamını devam ettirmek yani ölmemek veya normal durumu bozulduğunda yani hastalandığında; dışarıdan destek alıyor.

Bakterisi, virüsü, mantarı, çiçeği, böceği kendileri için gerekli ilacı içgüdüsel olarak bilir. İlacına ulaşabilirse iyileşir. Bulamazsa bizlere ömür. İnsan bu canlılardan çok daha karmaşık bir yapıya sahip. Onun da geçmişte içgüdülerine göre doğadan ot, kök, meyve toplayıp yediği zamanlar oldu. Deneye yanıla; büyücülük, simyacılık, kocakarılık yani hekimlik ve eczacılık günümüze kadar gelişerek gelmiştir.

Bir bitkinin şifa vermesi için; mevsiminde ve uygun zamanda toplanıp, içindeki iyileştirici maddelerin bozulmadan saklanması gerekir. Bu da yetmez. Hastanın fayda görmesi için kullanacağı duruma getirilmesi gerekir. Şimdi de değişen bir şey yok aslında. Bir eczacı olarak; Aspirin’i söğüt ağacı kabuğundan da elde edebilirim eğer isterseniz. Ama epeyce tüketmelisiniz. Söğüt ağacının kendi laboratuvarında yaptığı kimyasal işlemleri biz de laboratuvarlarda yapıyoruz. Hem tüketim miktarı az oluyor, hem de doz ayarlaması yapılıyor. Etki ve yan etki kontrolü de mümkün oluyor.

Fitoterapi yani bitkilerle tedaviyi ilaç saymayanlara da selam olsun. Mesela evde hazırladığınız bitki çaylarının içinde etken madde varsa fitoterapidir, ilaçtır. Zeytinyağına ezilmiş sarımsak, kabuğuyla doğradığınız domatesi atıp biraz kızdırıp yerseniz; mis gibi de ilaçtır. O kadar çok ilacı olmayan, çaresiz hastalıklar var ki. Ne yazık ki ilaca ulaşamayan insanlar da çok. Hal böyleyken ‘ilaç sevmiyorum’ söylemleri; şımarıklık, ilgi çekmek (ben çok özelim, değişiğim, farklıyım, sevgiye açım, sev beni, pışpışla), cehalet, ‘laf ola beri gele’ ile ‘ağzı olan konuşuyor’a geliyor ki aman diyeyim. Ateşler içinde yanan bebeğiniz, acılar içinde kıvranan anneniz için ilaca başvurmazsanız sizi gerçekten ciddiye alırım.

İlaç sevilmez, gerektiğinde kullanılır.

İlla sevecekseniz kendinizi, çevrenizi, kediyi, köpeği, otu, böceği, tüm evreni sevin.

Haftaya kadar sevgiyle kalın.

Hastalıkta, sağlıkta

Eczacınıza danışın.

Ecz. Bedihan Yılmaz

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!