Yazar Hakan Dikmen: Kime ne söylüyoruz ki?
Daha geçen hafta bir şeyler karaladık!
Çok değil ya birkaç gün önce…
Etmeyin, eylemeyin.
Bu pişkinliğiniz şehrimize ve insanlarımıza zarar veriyor, farkında mı değil siniz, yoksa umurunuzda mı değil?
Sahada gezinen bir futbol takımı, kapanmaya yüz tutmuş işletmeler, aylardır doğru dürüst bir ücret alamayan ama “belki bugün” umuduyla mecburen aynı işe devam eden insanlar. Düşen bir kar kütlesinin altından hiçbir şey yokmuş gibi kalkmaya çalışan birilerimiz ve işte bizim şehir.
Erzurum bildiğiniz gibi maalesef.
Değişen ama değişen hiçbir şey yok.
Şehirde ulaşım, trafik ve buzdan patinajlarımızla birlikte tepemizde mızraklarla dolaştığımız sıkıntılarımızı çok şükür unuttuk. Nasıl olsa birileri tarımda/sanayide ve eli kulağında turizmde ça…
Hepimiz suçluyuz.
Bizler toplum olarak her işin kolayına kaçmayı çok severiz. Bizler ellerimiz cebimizde, elimizi taşın altına sokmadan, hiçbir sorumluluk almadan, sadece üstten üstten konuşarak emir vererek ve emek harcamadan arzu ettiğimiz her şeyin bir an önce olmasını isteriz.
Eğer isteklerimiz gerçekleşmiyorsa da kesinlikle bunda bizim bir suçumuz, bir kusurumuz olamaz. Suçlu hep başkalarıdır.
Halk olarak eğitim, adalet, ulaşım ve sağlık gibi hayati önem taşıyan konularda birçok sorunumuz bulunmaktadır.
Tabi ki doğal olarak bu sorunların çözülmesini istemek ve bir daha yaşanmamasını istemek bizim en tabii hakkımızdır. Ancak bu hakkı kullanma hakkına sahip olabilmemiz için de bizlerin yerine getirilmesi gereken görevlerimizin olduğunu çok çabuk unutuyoruz.
Gerçekte sorunların çözümünde mutlaka bize düşen görevler bulunmaktadır. Elimizden hiçbir şey gelmiyor olsa, bu sorunları kahve köşelerinde değil de uygun ortamlarda ve uygun bir dille dile getirmeliyiz.
Nasıl mı bu sorunları yerine ve imkana göre, bakan, milletvekili genel müdür, vali belediye başkanı il başkanı ve diğer yetkililere iletmeliyiz.
Yaklaşık 30 yıldan beri ilimize gelen cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili, vali, belediye başkanı ve il başkanlarını takip ediyorum. Şunu iyi bilin ki bu kravatlılara aktarılan ve çözümü istenilen sorunların yüzde 99 u şahsi sorunlar. Ancak istisnalar kaideyi bozmaz misali belki yüzde birlik bir bölümü toplumsaldır. Gerçekten insanımız toplumu ilgilendiren konularda çok ama çok duyarsız.
Dinimizde ki farzı kifayeyi çok seviyoruz. Bu işi, bu görevi biri üstlensin, duruma göre emek harcasın, yorulsun, masraf yapsın, sorumluluk alsın ve ben bunun nimetini, keyfini yaşayayım.
Özetle yalnızca üst düzey kravatlıları, hükümetleri ve siyasetçileri değil, hepimiz suçluyuz. Yani çuvaldızı önce kendimize batıralım.








Benzer Haberler
CHP'de 26 il başkanı görevden alındı
Sekmen: "Erzurum'un Dört Bir Yanını Asfaltla Buluşturuyoruz"
Büyükşehir'den Trafik Eğitimi
Enerji Kentleri Birliği Başkanı Mehmet Sekmen Güven Tazeledi
Taylan Özgül yazdı. “Umut Bir Duygu Değil, Bir Karardır”
Erzurum İl Jandarma'dan uyuşturucu operasyonu
Trump'dan Prens Selman'a hakaret
Ankara'da Erzurum Rüzgarı Esti