E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
ATATÜRK’ÜN KURDUĞU CUMHURİYETE BORCUM VAR!

ATATÜRK’ÜN KURDUĞU CUMHURİYETE BORCUM VAR!

Cumhuriyetimiz, Atatürk'ün liderliğinde kurulduğunda Türkiye'nin modernleşme yolculuğunda bir dönüm noktası oldu. Yüz yıl önce, Türkiye'nin kadınları için de bir dönem başladı. Ben de bu kadınlardan biriyim ve Cumhuriyet'e büyük bir borç hissediyorum. Cumhuriyetimizin 100.yılını kutlayacağımız bu günlerde biz kadınlar için yapılanları tekrar gözden geçirmek en doğrusu olur. Görünmezlikten varlığa doğru geçiş yapan kadınlarımızı anlatmak gerekir. Zamanla yaşanan değişimler, kadın haklarının ne kadar karmaşık ve çeşitli bir süreç olduğunu gösteriyor aslında. Hadi gelin Türkiye de kadın olarak geçmişten günümüze bir yolculuk yapalım 1920'ler ve 1930'lar: Kadın Haklarının Başlangıcı

Cumhuriyetin ilk yıllarında, kadınlar seçme ve seçilme hakkını elde ettiler. Türkiye, 1934 yılında dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülkeler arasında yer aldı. Bu dönemde, kadınlar eğitim ve iş hayatında da daha fazla yer almaya başladılar. Kadınların kamusal alanlarda görünürlüğü arttı.

1940'lar ve 1950'ler: Toplumsal Cinsiyet Rollerinde Değişim

Ancak, 1940'lar ve 1950'ler, kadın hakları açısından zorlu bir dönemdi. Toplumsal cinsiyet rolleri yeniden tanımlandı. Kadınlar, daha geleneksel roller olan aile ve ev içi işlere yönlendirildi. Bu dönemde kadın hakları mücadelesi bir miktar geriledi.

1960'lar ve 1970'ler: Kadın Haklarına Yeniden Odaklanış

1960'lar ve 1970'ler, Türkiye'deki kadın hareketinin yeniden canlanmaya başladığı dönemlerdi. Feminist hareketler güç kazandı. Kadınlar, eşit işe eşit ücret, eğitim olanakları ve aile içi şiddet gibi konularda seslerini yükselttiler. Toplum, kadın haklarına daha fazla duyarlılık göstermeye başladı.

1980'ler ve 1990'lar: Hukuki ve Sosyal Değişim

1980'lerde ve 1990'larda, Türkiye'de kadın haklarına yönelik önemli hukuki değişiklikler gerçekleşti. Aile içi şiddetle mücadele eden yasalar çıkarıldı, cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele eden yasalar güçlendirildi. Kadınlar, iş dünyasında ve siyasette daha fazla yer almaya başladılar. 2000'ler ve Sonrası: Zorluklar ve Geleceğe Bakış

Ne yazık ki hala önemli sorunlar var. Kadınlar arasındaki eşitsizlik devam ediyor. Toplumsal cinsiyet rolleri ve beklentileri, kadınların tam potansiyellerini gerçekleştirmesini zorlaştırıyor. Ayrıca, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık gibi sorunlar da hala varlığını sürdürüyor.

Kadınlar olarak yapmamız gereken çok iş var. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde daha fazla yer alarak, Eğitimde, iş dünyasında ve siyasette daha fazla kadın olmalıyız. Toplumun her alanında var olabilmek, söz sahibi olabilmek için mücadelemizi sürdürmeliyiz.

Cumhuriyet'e borcumuz var bizim. Bu kazanımları sadece bugün için değil, yarınlar için de güvence altına almak zorundayız. Gelecek nesillere daha adil, daha eşit bir Türkiye bırakabilmek için kadınlar olarak birlikte hareket etmeliyiz.

İş dünyasında kadınların daha fazla yer alması, yönetim kademelerinde etkin olması, ekonomik hayatta söz sahibi olması, Cumhuriyet'in kazanımlarını güçlendirmenin bir yoludur. Ancak, bunu başarabilmek için genç kızlarımızın eğitimine büyük önem vermeliyiz.

Eğitim, kadınların kendi potansiyellerini keşfetmeleri, güçlenmeleri ve topluma daha fazla katkı sağlamaları için vazgeçilmez bir araçtır. Bu nedenle, genç kızların eğitimi için yapılan her türlü çalışmanın içinde olmalı, destek vermeliyiz. Onlara örnek olmalı, cesaret vermeliyiz.

Geleceğimizin teminatı olan genç kızlarımızı, Cumhuriyet'in bize sunduğu imkanları en iyi şekilde değerlendirmeye teşvik etmeliyiz. Aynı şekilde siyasette de kadın temsilini artırmak, politika yapma süreçlerine kadın bakış açısını katmak, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini ileri taşımanın bir yolu olacaktır. İlgili, bilgili ,liyakat sahibi kadınlar!

Cumhuriyet, bize eşitlik, özgürlük ve adalet vaat ediyor. Cumhuriyet, kadınlarımızın güçlü, özgür ve eşit olduğu bir Türkiye vaadiyle 100 yaşına bastı. Bu vaadi gerçeğe dönüştürmek ise biz kadınların elinde. Bir kadın olarak, Cumhuriyet'e olan borcumu ödemek için elimden gelenin en iyisini yapacağımı taahhüt ediyorum. “Bizce Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.” diyerek kadının gücünü ve saygınlığını dünyaya gösteren Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATAÜRK ve silah arkadaşlarına sonsuz saygı ve minnetle .

Ruhları şad olsun. 100.yaşın kutlu olsun CUMHURİYET'im.

Saygılarımla

Semanur Saygın ÖZAY

Jeoloji müh & Kent Bilimci

28.10.2023

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!