GÖRÜNMEZ CEKET
GÖRÜNMEZ CEKET
Herkesin bir kenarda sakladığı görünmez bir ceketi vardır.
Zamanı gelince parmağının ucuna taktığı, sonra da çekip gittiği.
Sosyal medyada "zamanı gelince çekip giderim, vurur giderim" gibi yazılar çokça karşımıza çıkıyor."
Geçmişte fazla gitmenize gerek yok, yakın geçmişte bile bu sözleri duymak zordu. Çünkü İNSAN değerliydi. Şimdilerde insanlarda bir tüketim metasına dönüştü. İşi bitince geri dönüşüm kutusuna at. Başka bir şeye dönüştür her türlü işe yarar belki...
Tabi ki bizi yok sayan insanlarla birlikte yol anlamayız. İnsanlar neden birbirini bu kadar çabuk harcıyor.
Çünkü özünde kimse kimseye GÜVENMİYOR. İnsan GÜVENİLİR olabilmeyi unuttu ve ardından GÜVEN duymayı yitirdi.
Yaşamda en yorucu durum ise güvenmek. Güvenmediğimiz insanların içinde olmak.
Bir cool duruş çıkmış. İnsanlar cool olmak adına egosuna kul olmuş. Yani doğallığını yitirmiş.
Biri bir espri yapınca cümlenin altını kendi kalıp yargıları ile doldurmuş.
Birine güzel bir söz söylemeyi insan insana çok görür olmuş. Bunun adı yaşam duruşu olmuş.
Ya da sırf kendi mutluluğu için yanındakine toplumda hoyratça davranışlar içinde bulunmaya , bireysel özgürlük, doğallık demiş. Kimisi bunu ince bir üslupla kimisi daha kaba biçimde yapsada sonuç da maksat aynı.
Bu düşüncelerin hiç biri ne doğallık, ne cool duruş.
Bireyin ayarların bozulduğu semptomlar denilebilir ancak...
Değerli okurlarım, hepinizin bir görünmez ceketi var. Ceketi alıp çıkmak güç değildir.
İnsan olmak, insani değerleri taşıyor, yaşıyor olmaktır güçlü olabilmek.
Adap, edeptir güç.
Kişisel gelişim kitaplarıyla kişilik, erdem gelişmiyor.
Empati kurmakla başlıyor adap, edeple, görgü, nezaketle devam ediyor...
Ama sahte olanı değil gerçek, doğal olanıyla...
Güzel insanlarla karşılaşalım...








0 Yorum