KAPI
KAPI
Astronom Edmond Halley 1624 yılının karlı bir akşamı Isaacc Newton'un kapısını çalar.
Halley, Newton'a gezegenlerin yörüngesinin neden çember değil de elips olduğunu sormaya gelmişti.
O dönemde birçok matematikçi bu soruya kafa yormuştu.
Uzun yıllar Newton kült, saplantılarıyla bilimden uzaklaşmıştı. Harry Potter’da ki gibi maddeyi değiştiren felsefe taşını aramak,, simya yolu ile her maddeyi altına çevirmek gibi uğraşları oldu. Günümüzde maddenin biçim değiştirdiği bulundu ama bu simya ya da felsefe taşıyla değil. Bilimsel gerçeklerle oldu. (Her neyse değerli okurlarım konumuz bu değil)
Yıllar önce fark ettiği kütle çekim yasasının dinamiklerinin kendine de önce bir başkasının fark edeceği ve aynı yıl yayımlanan bir matematik makalesi ile Newton sarsılarak kendine geldi.
Öyle basit bir matematik makalesi değildi. Newton 'dan önce Alman Gottfried Wilhelm Leibniz "Kalkulusu " açıklamıştı.
Tüm bunlar ve daha başka yaşananlar Isaac Newton 'un ismini bilme nedenimiz olan " Doğa Felsefesinin Matematiksel Prensipleri" Kitabını, Newton'a yazdırdı.
Pramature bir çocuk olarak dünyaya gelen Newton babasını, doğumundan üç ay önce kaybetmişti. Annesi Newton üç yaşındayken zengin bir din adamıyla evlenip Newton'u annesini terk etti. Bu terk ediş onu derinden etkiledi. 12 yaşından 17 yaşına kadar bir eczacı ile kaldı.
Bu sürede; kimya bilgisi, Latince bilgisi gelişti. Üvey babası öldü. Annesi onu okuldan alıp çiftçi yapmaya çalıştı.
Ama hocası bu duruma izin vermedi. Newton 'un bilime karşı ilgisini keşfetmişti.
Değerli okurlarım, aynı zamanda, İyi bir öğretmen iyi bir insan sarrafıdır.
Newton öğretmeni sayesinde eğitimini iyi derecede bitirdi.
1665 yılında kara veba yüzünden öğretmenlik yaptığı kolej kapatıldı. Doğduğu evine geri dönen Newton, evinin bahçesinde ünlü çekim yasasını keşfetti.
* Değerli okurlarım, bu olay bize düşünce,fikir üretmenin yeri olmadığını da gösterir. En önemlisi, farklı ortamlar bize daha iyisini geliştirmeye hizmet eder.
Görebilirsek doğanın bize öğretebileceği bir çok bilgiye sahip olduğunu gösterdiği gibi , aynı zamanda beyin işlevinin en iyi yeri olduğunu belirtmek istiyorum.
Newton dindar bir hristiyandı. Bilim dışında İncili bilimsel olarak araştırıyordu. Özellikle İncilin vahi kitabına ilgi duyuyordu. Bıraktığı kitapların yüzde yirmisi teoloji kitap, yüzde yedisi fizik kitabıdır.
O , yaratıcının tek bir silüeti olduğuna ve doğayı anlarsak yaratıcıyı’ da anlayacağımız fikrini savunuyordu. Doğa kanunları matematik formüllerine çevirdi.
Halley 1624 yılında, eğer o kapı çalmasaydı Newton karanlığa gömülecek, şuan onun keşfettiği bilimin temel bilgilerine insanlık ulaşmak için belki yüzyıl daha bekleyecekti.
Simya Newton 'un erken ölümüne neden olacaktı. Kurşun zehirlenmesi yaşadığı, rivayet edilir.
Teolojinin ve simyanın sırlarını hiç bir zaman çözemedi ama modern bilimin taşlarını örmüştü.
Değerli okurlarım. Ne kadar zeki, dahi, akıllı olursak olalım çevremizde bizi bir şekilde yukarıya çekecek nitelikli arkadaşlara ihtiyacımız var.
Bu yüzden arkadaş çevresi çok önemli.
* İş yaşamında da kurulan ekipler nitelikli olmalı.
* İyi bir öğretmene denk gelmek harika bir şanstır. Öğretmenler iyi birer insan kaşifidir.
Nitelik nicelikten çok daha sağlamdır.
*Ayrıca çok önemli bir gerçek daha var.
Çoğu kez farkında bile olmasak da kapıyı çalanı duymak da bizim tercihimiz.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere bilimle kalın...
09.12.2023
Yasemin Banu AyGÜL








0 Yorum