E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
Sosyal Baskının Gücü, 101 Yedek Polis Taburu

Yedek polis taburu 101'ndekilerin çoğu Nazi değildi. Ama 1700 Yahudi’nin katliamına nasıl katıldılar. Motivasyonları neydi?

Olaylardan yirmi yıl sonra kendilerini cani hayvan olarak nitelendiriyorlardı.

İlk birkaç katliamı tüm ayrıntılar ile anlatımları daha sonraki katliamların yerlerini bile hatırlamak da güçlük çekiyorlardı. Çünkü artık bir noktadan sonra insan öldürmek sıradan hâle gelmişti. Eşiği geçmişlerdi.

Peki! Bunları yapmak için zorlama var mıydı?

Bu durumla ilgili belge yok. Fakat yazımızın asıl konusu olan gurup baskısı vardı.

Fiziksel hiç bir zorlama olmadığı hâlde yoğun halde gurup baskısı diğer bir adıyla sosyal baskı unsuru vardı.

Tüm katliamlar özgür iradeyle gerçekleşmişti.

Polis 101 ekibine dileyen gidebilir tercihi bile sunulmuştu.

İçlerinden çok küçük bir grup polis bu görevi reddetti.

 

* Zayıfsanız reddedilirsiniz, bu durum baskı yaratıyordu.

Görevi reddedenlere dönek,tırsak vb. lakaplar takıldı.

Geri görevler verildi. Tuvalet temizliği gibi…

Fiziksel eziyet olmasa da yoğun bir sosyal ceza vardı. Tüm bunlara dayanmak için

 

*Kendinizden EMİN olmalısınız.

Sosyal ceza katlanılması en zor cezadır.

Sonuçta 1700 insan katledildi. Bu katliamları yapmalarının en önemli nedeni fikirsel yani Yahudi düşmanlığı mı olmuştu? Kesinlikle hayır. "Başkalarının onlar hakkında " ne düşündüğüydü."

Tüm bu olayların içinde psikosomatik bir vaka oldu. Yüzbaşılardan biri katliam olacağı gün yataklara düşüren mide krampları yaşıyordu.

Başka bir yüzbaşı için durum farklıydı. Kariyer yapmak istiyor aynı zamanda yeni evliydi ve eşine kendisini ispat etmek istiyordu.

11000 Yahudi'nin getto temizliği operasyonunu eşinin tanıklığı da gerçekleştirdi.

 

Polis 101 deki ekip Bilinç dışında yanlış yaptıklarının farkındaydı ama bilinç olarak kendilerini "kirli işleri birileri yapması gerektiğine şartlıyorlardı. Yani körü körüne itaat değil bunun yerine emirleri kabul edilir şekilde yorumladılar. Bu düşünce; kendilerini ahlâk açısından erdemli görmelerini sağladı."

 

Psikojide mantığa büründürmek olarak açıklayabiliriz

Bir süre sonra yaşanılan vahşetin etkisiyle gurup üçe ayrılır.

*Sadistler

*Pasifistler

*Gidenler

Üç grupta yine de yapılanların ve polis 101 taburunun meşruiyetini sorgulamadı.

Bu polislerin çok azı naziydi ve hiçbiri ideolojik eğitim almadı.

Toplum, elalem ne der?

Normal bir insanın ahlakı direncini nasıl kırabildiğinin çok acı ve çarpıcı bir örneğidir polis 101 taburu örneği.

*Kendinizden EMİN olmanız sosyal baskının size yanlış yaptırmasının önüne geçen en büyük etken.

* İşte güçlü irade burada başlar.

Normal şartlar altında kimseye kötülüğü olmayacak birini bile kendinden emin olmayan birini çığırını aşan işler yaptırırken aynı zamanda kendi hayatınız için en doğru olanı yapmaktan alı koyabilir.

Sosyal baskı, elalem ne der baskısı kişiyi intihar etmeye bile sürükleyebilen en büyük şiddet çeşididir.

Bilinçli kararlar almak için kendine, değerlerine inanmak sağlam biçimde durmak gerekir.

Çocukken kınanmak, yabancıları evdekilerden daha ön planda tutmak, kıyaslamak doğru olmayan yetiştirme biçimlerinden.

Değerli okurlarım;  peki bu psikojiyi aşabilmek mümkün mü?

Elbette mümkün. "Bilinç ve farkındalıkla"

Sosyal baskılar her zaman bu şiddette karşımıza çıkmaz fakat sosyal şiddet herkesin bir şekilde maruz kaldığı veya psikolojik olarak kendimize uyguladığımız en tehlikeli şiddet çeşididir.

Bilinçle, farkındalıkla, kendimize inanarak bu şiddette çeşidiyle mücadele edebilirsiniz.

Belki de farkında olmadan siz bile birilerine bunu yapmışta olabilirsiniz.

Her birimiz kendi yaşamlarından sorumluyuz. Bu gerçeği unutmadan yaşamak dileğiyle başka bir yazıda görüşmek üzere esenlikler dilerim.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!