E-Ticaret Paketleri
Telefon
WhatsApp
Evin Görünmeyen Mesaisi: Modern Evliliklerin Kırılma Noktası

Evin Görünmeyen Mesaisi: Modern Evliliklerin Kırılma Noktası Modern dünyada kadınlar artık erkekler kadar iş hayatında aktif rol alıyorlar.

Kadınlar meslek edinip çalışmaya başladılar, ekonomik özgürlüklerini elde ettiler. Ancak evin içinde kadına biçilen geleneksel rol hala dört duvarın arasında devam ediyor. Günümüzde çalışan kadınlara evlilik hayatlarında daha fazla sorumluluk yükleniyor. Dünya değişti, kadın okudu, çalıştı, sosyal ve iş hayatında daha etkin söz hakkı sahibi olmaya başladı fakat evin içindeki cinsiyet rolleri değişemedi. Çalışan karı ve koca işten döndüğünde kadının mesaisi devam ediyor. Evi temizliyor, bulaşığı yıkıyor, yemek yapıyor, çocuklarla ilgileniyor, çamaşırları yıkıyor ütülüyor. Sistematik olarak kadına yüklenen bu ev içi sorumluluklar iş hayatıyla beraber sonunda onu fiziksel ve mental olarak tüketiyor.

Bu türden evliliklerin sürdürülebilmesi mümkün olmadığından akıllara ev işlerinin karı ve koca arasında adil bir şekilde paylaşılmaması boşanma sebebi olabilir mi sorusu geliyor.

 Hukuk sistemimizde genel boşanma sebebi Türk Medeni Kanunu m. 166’ya dayanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Maddeye göre ‘’Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa…’’ taraflara boşanma davası açma hakkı verilmektedir.

Peki, ev işlerinin sadece çalışan kadının üstüne yıkılması TMK 166’ya göre boşanma sebebi teşkil edebilir mi? Yargıtay genel olarak ev işlerinin yalnızca tek tarafa yüklenmesini beraberinde getiren çeşitli sebeplerle beraber boşanma sebebi kabul ediyor.

Eğer ilgisizlik, hakaret, eve geç gelme, eve karşı ilgisizlik gibi kalemlerle beraberse kadının ev işlerinde yalnız bırakılması karı kocanın evlilik birliği içinde yardım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle boşanmaya sebep teşkil etmektedir.

Yargıtay nadiren de olsa tek başına ev işlerini yapmamayı da boşanma sebebi olarak da kabul etmektedir Yerleşik anlayışa göre çalışan kadının ev düzeni hakkında sistematik olarak tek başına sorumluluk altına sokulması ekonomik şiddet olarak değerlendirilir.

Eşler evlilikle beraber aslında belirli yükümlülükler altına da girmektedir.

 Hukuken evlilik de bir sözleşmedir ve bunun sonucunda çeşitli hak ve yükümlülükler da beraberinde gelmektedir. Ev düzeni eşlerin beraber sorumluluk altına girmesi gereken birbirlerine yardımda bulunması gereken bir konudur.

Özellikle çalışan kadının bu konuda yalnız bırakılması onun iş hayatıyla beraber fiziksel ve ruhsal durumunu etkiyecek bir biçimde sağlığını etkilemektedir. Modern dünyada kadının çalışması normal göründüğü gibi ev içi yaşamda da eşitlik ilkesine riayet edilmeli, bu yalnızca kadının yüklenmesi gereken bir konu olmaktan çıkmalıdır. Kadınlar son yüzyılda eşitlik adına çok yol katlettiler.

Umarım hemcinslerimize halen dayatılan toplumsal cinsiyet rolleri için hukuki zeminde daha katı davranılıp erkeğin ve kadının ev içinde daha eşit olduğu bir aile düzenine kavuşabiliriz.

Saygılarımla.

Stj. Av. Bilge Temeloğlu

04.02.2026

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!